Telif Hakkı
FİKRİ
HAKLARA İLİŞKİN BİLGİ NOTU
Bireysel farklılıklara dayalı beceri ve yetenekle teknoloji
ve yenilikçiliği birleştiren bilgiye dayalı faaliyetler yeni iş kollarının ve
uzmanlık alanlarının oluşmasını ve özgün sanatsal, kültürel ürünler ile
buluşlar, tasarımlar, faydalı modeller üretilmesini kolaylaştırarak Fikri
mülkiyete dayalı endüstrilerin gelişmesini böylelikle entellektüel sermayenin
arttırılmasını sağlamaktadır.
Fikri mülkiyete dayalı endüstrilerin disiplinlerarası
işbirliklerini teşvik ederek yenilikçilik kapasitesini ve ekonomik performansı
arttırdıkları , sürdürülebilir istihdam artışları sağladıkları, uluslararası
ilişkilerin ve ticaretin gelişmesi ile kültürlerarası diyaloğun arttırılmasna
katkı sağladıkları ve bu suretle de kalkınmaya ivme kazandırdıklarına ilişkin
tespitler bu alana ilişkin yapılan çeşitli araştırma ve çalışmalarla ortaya
konulmuştur.
Son yüzyılda fikri mülkiyete dayalı endüstrilerin gelişmesi
bu alandaki ürünleri üretenlerin mali ve manevi haklarının ve çıkarlarının
korunması sürecini de hızlandırmıştır.
TELİF HAKKI
(İngilizce: copyright), bir kişi ya da kişilerin her türlü
fikrî emeği ile meydana getirdiği bilgi, düşünce, sanat eseri ve ürününün
kullanılması ve kopyalanması ile ilgili hukuken sağlanan haklardır. Telif
hakkının doğması için tescile gerek yoktur.[1] Fikir ve sanat eserleri
üzerindeki haklar eserin üretilmesiyle birlikte doğar.[2] Bununla birlikte eser
sahibi isterse ülkenin ilgili tescil birimlerinde (mesela Türkiye'de noter ya
da Kültür Turizm Bakanlığı) isteğe bağlı olarak kayıt-tescil yaptırabilir.
Telif hakları, genellikle belli bir süre için geçerlidir.
Telif hakkı simgesi, çember içinde bir "C"
harfidir, © harfi üzerinde bulunduğu yapanın telif haklarının korunduğunu
belirtir ve İngilizce "copyright" kelimesini ifade eder. C sembolü
kullanılsın ya da kullanılmasın; orijinal her fikir ve ürün, doğuştan telif
haklarına sahiptir.
Telif hakların korunması temel insan haklarından biridir.
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 27. maddesine göre herkesin yaptığı her
türlü bilim, edebiyat veya sanat eserinden mütevellit manevî ve maddî
menfaatlerin korunmasına hakkı vardır.
Koruma şartlarını taşıyan bir eser, sahibine manevi ve
mali/ekonomik haklar sağlar.
Manevi haklar:
a) Kamuya sunma hakkı
b) Eser sahibi olarak tanıtılma hakkı/adın belirtilmesi
yetkisi
c) Eserde değişiklik yapılmasını önleme hakkı
d) Eserin aslına ulaşma hakkı
e) Teşhir hakkı
f) Tahrip etmeyi önleme hakkı.
Mali haklar:
a) İşleme hakkı
b) Çoğaltma hakkı
c) Yayma hakkı
d) Temsil hakkı
e) Yayın ve umuma iletim hakkı
Diğer Haklar:
a) Pay ve takip hakkı
b) Cayma hakkı
c) Vazgeçme hakkı
FSEK’te eserden doğan hakların yanında bağlantılı haklar da
korunur. Bu kapsamda yasa koyucu kültür endüstrisine yatırımı korumaktadır.
Bağlantılı hak sahipleri:
a) İcracı sanatçılar
b) Fonogram/plak yapımcıları
c) Radyo-TV kuruluşları
d) Film yapımcıları
e) İcrayı organize eden müteşebbisler.
Eser üzerinde eser sahibine tanınan mali haklar bir
başkasına yazılı bir sözleşmeyle devredilebileceği gibi bu hakların kullanım
(lisans – ruhsat) hakkı da başkasına bırakılabilir. Buna karşılık manevi
hakların devri mümkün olmamakla birlikte, bunların kullanımı bir başkasına
bırakılabilir.
Eser
sahibinin haklarına bir tecavüz olduğunda hak sahibi, hukuk ve ceza davaları
açabilir. Tecavüz halinde üç katı tazminat, 3 aydan 4 yıla kadar hapis cezası,
yüksek miktarlarda para cezaları ve korsan ürünlerin imhası gibi yaptırımlar
öngörülmüştür.
Kaynakça
https://www.yayfed.org/telif-haklari-temel-kavramlar
BLOG
SAHİBİNİN YORUMU
Telif hakkı kişinin her türlü fikri emeği ile meydana
getirdiği ürünlerin üzerinde hukuken sağlanan haklardır.
Günümüzün iletişim teknolojileri, düşüncelerin veya fikri
ya da sanatsal üretimlerin (eserlerin) sonsuza dek ve sonsuz kere iletilip
yayılabileceği hızlı ve etkileşimli ortamlar sağlamaktadır. Paylaşım temelli
yaratım kültürünün baskın olduğu yeni medyada içerik artık kullanıcı
kaynaklıdır. Dolayısıyla kullanıcılar sadece tüketici olmaktan çıkmışlardır.
Yeni medyanın yarattığı imkanlar dolayısıyla kullanıcılar aynı zamanda
yaratıcılıklarını ortaya koyarak meydana getirdikleri üretimleri yeni medya
kavramının altında yer alan sosyal medyada paylaşıma açabilme imkanını
kazanmışlardır. Kullanıcı kaynaklı olmaları sebebiyle sosyal medya sitelerinin
telif hakları hukukunu ilgilendiren eylem ve davranış şekillerinden en önemlisi
ve hukukçular açısından en dikkat çekicisi paylaşma eylemidir. Dolayısıyla bu
çalışmada genel olarak paylaşma eylemi ekseninde sosyal medya ve telif
haklarının kesiştiği noktalara değinilmeye çalışılacaktır. Sosyal medya;
içeriği oluşturmak, yayımlamak ve yorumlamak şeklinde etkili bireysel katılıma
imkan veren bir platform olarak; kişilerin bilgi ve düşüncelerini açıklama ve
yayma eylemleri için vazgeçilmez niteliktedir. Buna karşılık Türkiye’de gerçekleşen
birçok İnternet sitesi erişime engelleme kararı telif hakkı ihlaline
dayanmaktadır. Bu anlamda telif haklarının sosyal medya üzerinde olumsuz bir
etkisi de söz konusudur. Sonuç olarak kullanıcı içeriği üzerinden işleyen
sosyal medya sitelerinin sanatsal ve bilimsel paylaşım ve iletişim amaçlı
olarak kullanımı demokratik toplumun en etkin görünümlerindendir. Bu sebeple
bir taraftan temeli kullanıcı içeriğine dayanan sosyal medya sitesi
kullanıcılarının telif hakları hukuku düzenlemeleri ile ilgili bilinç ve bilgi
düzeyinin arttırılması, diğer taraftan ise bu düzenlemelerin sosyal medya
mecralarının kendi dinamiklerini göz önünde bulundurarak yeniden
yapılandırılması gerekmektedir.
Yorumlar
Yorum Gönder